Antikacı Hakkında Söyleşi

Görsel sanatlar hakkında antikacı üzerine bir söyleşi ile ilgili bilgiler

Antika, maddi değeri olan eski eşya demektir. Bir eşyanın ya da sanat yapıtının “antika” sayılabilmesi için 100 yıldan eski olması gerekir. Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.

antika üzerine bir söyleşi – antika nedir?

Antika, maddi değeri olan eski eşya demektir. Bir eşyanın ya da sanat yapıtının “antika” sayılabilmesi için 100 yıldan eski olması gerekir. Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.
Antikalar ünlü bir kişiye ya da belli bir tarihsel döneme ait olabilir.

Yalnızca iyi korunmuş eşyalar da zamanla antika değeri kazabilir.

antikaci

Antika kama Gümüş, Üstü işlemeli

Bunlar resim ya da heykel gibi sanat yapıtları, mobilya ya da kap kacak gibi ev eşyaları olabilir. Bazı insanlar yalnızca güzel buldukları, bazıları ise sonradan değerleneceğini bildikleri için koleksiyonlar oluştururlar.

Aradan uzun zamanın geçmesiyle bu koleksiyonun parçaları birer antika özelliği kazanır. Antikalar ender bulundukları için değerlidir.

House of Style’ın sahibi NURHAN LİLOZYAN ile ‘antika’ üzerine keyifli

bir söyleşi

Çocukluğundan bu yana antika objelere gönül veren ve yurtdışın da antika üzerine eğitim alan, Nişantaşı’ndaki ‘House of Style’ın sahibi Nurhan Lilozyan ile keyifli bir söyleşi yaptık. Nurhan Lilozyan bize antikaların gizemini, bu işe nasıl başladığın ve antikacılığın püf noktalarını anlattı.
Antikacı lık zahmetli ve gizemli bir iş olmalı? Bu işe nasıl başladınız?
Çocukluğumda sinemaya, tarihi filmleri izlemeye gider ve tarihle ilgili hikayeler dinlemek isterdim.

Sonraları eskicileri dolaşmaya ve müzelere gitmeye başladım. Eskiye ait olan objeler, filmler ve yaşayış tarzı ilgimi çekmeye başladı. Objeler ve eski şamdanlar almaya, eski han anahtarları biriktirmeye başladım.

Bu tür objeleri İstanbul’da ve tatile gittiğim her yerde toplardım. Antikaya karşı merakım 13 yaşında başladı.
Genellikle bu iş pul biriktirmeyle başlar. Sizde böyle olmamış galiba?
Benim de pul koleksiyonum vardı ama antika tutkum pul biriktirmeyle başlamadı.

Eskiciden alıp, ufak bir farkla başka bir eskiciye satıyordum. Böylece aynı zamanda bu işin ticaretine de girmiş oldum. Lise 1. sınıfa giderken yani 14-15 yaşındaydım bunları yaparken.

Alıp biriktirmeyi düşünmedim, çünkü paraya ihtiyacım vardı. Bunları elimde tutamazdım. Süleymaniye şamdanları, han kapılarının anahtarlarlarını topluyordum.

Antikacı Hakkında Söyleşi

antikaci

Antika Silah 6 patlar

Her ne kadar oradan buradan bilgi edinsem de, antika hakkındaki kitapları okumak istiyordum. Yurtdışından kitaplar getirttim antika ile ilgili. Liseyi bitirince İsviçre’ye gittim ve iki yıl kaldım. İsviçre’de kaynak bulup okuyabiliyordum.
Bu konu hakkında eğitim aldınız mı?
Lozan Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı okudum. Oradan Paris’e geçtim ve tarih üzerine eğitim almaya başladım.

Paris bu konuda dünyanın merkezi konumunda. Yapısal olarak da antik değeri var. Antika obje ve mobilya dalında da dünyanın sayılı insanını yetiştirmiş bir şehir Paris.

Paris’teki eskicileri, satış merkezlerini gezme imkanı buldum. Paris’te genç nesil istediğini alıyor; Sonra bunları devrediyor ya da satıyor.

Usta mobilyacılar yetiştirmiş, tablo, resim ve cam eşya konusunda Paris büyük bir merkez konumunda. Benim orada olmam da büyük bir ayrıcalıktı.
Türkiye’ye ne zaman geldiniz?
Türkiye’ye geleli 4-5 yıl oldu. Önce Horhor’a mal getirmeye başladım. 20 yıl yurtdışında kaldığım için biraz alışma süresi olsun istedim. Nişantaşı’ndaki mağazamız 2 yıl önce açıldı.

Eski para alman markı

Burada ne tür antikalar satıyorsunuz?
Dizayn olarak beğendiğim her şeyi alıp satıyorum. Eğer beğenmezsem, çok ticari bir şey olsa bile beni ilgilendirmiyor. Sürekli alıp sattığım belirli bir obje yok. Ev eşyası ve eski olması, ayrıca bana hitap etmesi önemli.
Türkiye’de antika alıcıları ne boyutta?
Sanatsever ve bu işe gönül vermiş insanlar var.

Antikacı Hakkında Söyleşi

Aynı zamanda bu bir eğitim meselesi. Bazı insanlar bilinçli olmasa bile beğeniyor ve almak istiyor. Fakat Türkiye geneline bakarsak, ekonomik problemlerden dolayı antika satın almaya hazır değiliz.

Dünya normlarına göre çok gerilerdeyiz. ‘Antikacılık’ bizim ülkemizde yeni bir kavram. Oysa yurtdışındaki insanlar daha rahat bir şekilde bu konularla ilgilenebiliyor.
‘House of Style’ın piyasanın altında satış yaptığına ilişkin bir imajı var; Bu doğru mu?
Fiyatlandırmada alış fiyatı önemli. Obje eğer uygun fiyata alındıysa, satarken üzerine az bir fark koyabiliyoruz.

Bu belli olmayan bir olay. Herhangi bir yerde, burada satılan fiyattan daha uygunu bulunabilir. Ama piyasanın altında hizmet veriyoruz diyebiliriz.
Antikacılığın püf noktaları nelerdir?
Antikacı lığın birkaç püf noktası var. İlk önce malı tanımak ve bilinçli olmak gerekir.

Bu işte devamlı ‘görmek’ ve ‘ellemek’ lazım. Sürekli dolaştığınız takdirde daha fazla şey görürsünüz.

antikaci

Antika halı el dokuması göbekli serpme desen

Eğer koleksiyon yapmak gibi bir amaç varsa, sürekli kitaplarla ve kaynaklarla bilginizi pekiştirmeniz gerekir..
Satın aldığınız antikaların tamirini ve bakımını nasıl yapıyorsunuz? Sattığınız malın garantisi varmı?
Tüm tamirat ve bakım, eski ustalar tarafından yapılıyor.

Eşya eski olduğu için dizaynına uygun tamir edilmesi çok önemlidir. Bizim ekibimiz bu konuda çok ileridir. Sattığımız ürünlerin garantisi de var.
Nişantaşı ve çevresinde birçok antikacı var. Aranızda rekabet oluyor mu?
Nişantaşı son zamanlarda eskicileri, antikacıları barındırmaya başladı. Eş bir parçayı bulabilmek çok güç. Bu nedenle her dükkanın kendine göre malı ve ona uygun parçaları var. Bu nedenle rekabet var denilemez.
Eski İstanbullu’sunuz, çocukluğunuz Nişantaşı’nda geçmiş. Bu iş eskiden daha mı keyifliydi?
Eski İstanbul bambaşkaydı, daha samimiydik. Bugün, eskiye oranla daha farklı ama Nişantaşı ve Osmanbey her zaman güzel.

Antikacı Hakkında Söyleşi

Eskiden her evde antika vardı. Ama eskiden ‘Bit Pazarı’ dediğimiz antika pazarları daha fazlaydı. Aradığınız her şeyi, ucuz fiyata bulabiliyordunuz. Bu yüzden eskiden bu iş daha keyifliydi.
Antika konusunda günümüz gençlerinin biraz duyarsız olduğu görülüyor.

Evleri daha modern çizgiler taşıyor. Bu antikacılığı öldürebilir mi?
Evi modern bir şekilde döşerken birkaç antika parça ile farklı normlar yakalayabiliriz.

Her yeri antika döşemek gerekmiyor. Gençlerin de biraz kendi kültürlerini stoklamaları gerekiyor.

Eskiler olmasa, yenilerin üretimi de olmaz. Çağdaş dizaynları elde etmek için, eskileri bilmek gerekir diye düşünüyorum.

antikacı

Bugünkü tüm mobilyalar dayanıksız malzemelerden yapılıyor. Fakat antika mobilya aldığınızda, kurumuş, bin yıllık bir ağaçtan yapılmış, sapasağlam ve dayanıklı olduğunu görüyorsunuz.

Madde o kadar iyi kullanılmış ki, eski formunu bozmadan yenileyebilme imkanınız var. Sunta bir masa ya da dolap zaten dayanıksız olduğu için, 5 sene sonra değiştirmek istediğinizde para bile etmeyecek. Ben bu aşamada antikayı tercih ediyorum.

Antika denilince sadece karışık oymalı olması gerekmiyor. Sade ağaç da olabilir.
Bir ürünün antika olması için ne kadar eski olması lazım? Antikacılığın bir kurumun denetiminde olması gerekmiyor mu?
Bugün her tahta ya da metal parçası antika olmuyor. Belirli bir zaman aşımı olması ve belirli bir döneme ait olması lazım.

Bu konuda insanların danışabileceği bir yardım mercii tabii ki gerekli. Bakıyorum, böyle bir kurum yok. Eski kaynaklarımız, öz sanatımıza sahip çıkılması açısından da son derece önemli.

Eskiyi yeni anlayışlarla birlikte yürütmek daha doğru olur. Okullarda güzel sanatlarla ilgili bölümler var ama antika tamiri, restorasyon gibi bölümler yok. Bence bunlar üniversitelere eklenebilir.
Bu keyifli söyleşi ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz

Antikacı Hakkında Söyleşi

Antikacı Hakkında

Antikacı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com