carlo bugatti tasarımı mobilya

carlo bugatti tasarımı mobilya

Antika mobilya hakkında tasarımcı bilgisi

antika mobilya tasarımcısıCARLO BUGATTI (1855-1940)

 

Özellikle art-nouveau dönemine doğudan ilham alan özgün diliyle damga vurmuş İtalyan tasarımcıdır. İtalya’nın birleşmesinden hemen önce Sardinya Krallığı’na bağlı Milano’da doğmuştur. Babası Giovanni Luigi Bugatti’nin dekorasyon mesleği devam karar vermiş, bu konuda Milano Brera akademisi daha sonra ise Paris güzel sanatlar Akademisi’nde mimari öğrenim görmüştür. 1902’de Torino’da yapılan uluslar arası fuardaki başarası altın madalya ile ödüllendirilmiştir. Ve art-nouveau akımının öncüleri arasında yerini almıştır. Oğulları Rembrandh Bugatti önemli bir heykel tıraş, Ettore Bugatti ise ailenin ismini verdiği meşhur araba markasının kurucusudur. Carlo, Bugatti araba fabrikasının bulunduğu Fransa’nın Alsace Bölgesinde yer alan Molsheim Kasabasında vefat etmiştir.

Carlo Bugatti’nin Farkı, art-noeveau stilini oryantalizm, uzak doğu ve Afrika primitivizmi ile birleştirmesidir. Eserlerinde Ahşap, Bakır, Sedef, Fildişi gibi son derece farklı, Kaliteli ve pahalı malzemeleri beraber kullanmıştır. Doğuya özgü hat sanatı ve doğudan esinlenen çiçekler ve böcekler gibi farklı öğelerle asimetrik olarak bezediği XX. Yüzyıl Başlarına ait tasarımları Avrupalı aristokrat sınıfı hedefliyordu. Bugatti’nin Dekorasyon işleri arasında; İstanbul’da Mısır Hıdivi’nin annesi için Hıdiv sarayında tasarladığı oda ile Londra’da Lord Battersea için oryantalist zevkte tasarladığı oda önemli örneklerdir. Günümüzde Carlo bugatti mobilyaları; Chicago art Institute, New York Metropilitan Müzesi, Berlin Kunsgewerbe Müzesi, Paris Musée d’Orsay Gibi Dünyanın önde gelen Müze koleksiyonlarında yer almaktadır.

Ressam Fausto zonaro hakkında bilgi

antika resim yapan ressamFausto Zonaro (1854-1929)

Sultan Abdülhamit han (1876-1909) Döneminde İstanbul’da yaptığı portre, manzara ve gündelik yaşam resimleriyle tanınan oryantalist ressam, küçük yaşta duvarcı çırağı olarak çalışmaya başlamıştır. Zonaro’nun sanat yeteneği bu yıllarda ortaya çıkmış, Lendinara’daki çizim çalışmalarından sonra hem duvarcılık hemde ressamlık yaparak tüm İtalya’yı dolaşmıştır. Verona’da Cigranoli Akademisi’nde bir süre eğitim görmüş, daha sonra da Roma güzel sanatlar Akademisi’nden Diploma ona resim hocalığı yapma olanağı vermiştir. 1880’lerde resimlerini İtalya’da sergileyen Zonaro, aynı dönemde Paris’e gitmiş ve bir atölye tutmuştur. Burada bazı Fransız izlenimci ressamlarla da tanışan sanatçı,  1889’da salon Sergisi’ne katılmıştır. 1891’e kadar gezgin sanatçıların bohem yaşantısını sürdüren ve 1890’da Padova’ya v Venedik’e resim hocalığı yapmak üzere geri dönen Zonaro, 1891 Yılında İstanbul’a gelmiş ve taksim yöresinde bir eve yerleşmiştir. İstanbul onun yeteneğinin geliştiği, sanatının tanındığı yer olmuştur.

Zonaro’nun “Ertuğrul’un Galata’dan Uğurlanması”(1891) adlı yapıtını alan ve birde nişan veren sultan II. Abdulhamid han, sanatçıya ayrıca Boğaziçi’nde bir köşk ve atölye vermiş, onu “Ressam-ı Hazret-i Şehriyari” unvanıyla onurlandırmıştır. Osmanlı sarayı tarafından Zonaroya pek çok portre sipariş edilmiş, özellikle harem kadınlarının portrelerinin yapılmasında, eşi Elisa’nın Harem’de Çektiği fotoğrafların Büyük katkısı olmuştur. İstanbul’a gelişinden sonra binden fazla resim yapan sanatçı, portre manzara ve Türk tarihine ilişkin tabloların yanı sıra İstanbul’da ki günlük yaşamı Gerçekçi bir şekilde yansıtan resimlerde yapmıştır. 1894, 1895 ve 1905’te İstanbul’da resim sergileri açmış, I. ve II. İstanbul Salonları’na ve 1907’de II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 31. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen sergiye katılmıştır. Portre ve manzara türlerinde uzman olan sanatçının biri doğayı ve İtalyan yaşamını, diğeri ise doğayı ve Türk yaşamını yansıtan birbirinden farklı iki resim anlayışı vardır. 1911’de İtalyanların Trablusgarb’a saldırmasıyla Zonaro’da bütün İtalyan uyruklularla birlikte sınır dışı edilmiş, San Remo’ya yerleşmiş ve İstanbul’u betimleyen resimler yapmayı sürdürmüştür. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Fransız şair ve yazar.

Adolphe Thalasso’yla birlikte İstanbul ile ilgili “Deri Se’adet ou Stambul Porte du Bonheur, Scénes de la Vie Turgue” (Dersaadet ya da Mutluluğun Kapısı İstanbul, Türk Yaşamından Sahneler) adlı resimli bir kitap hazırlamıştır. 1925’te Paris’te 300 adet basılan bu yapıtın yalnızca ilk 12 baskısında Zonaro’nun özgün bir suluboyası bulunmaktaydı. (Ref: Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com