antika,bilgi,

Antika hakkında bilinmeyenler 0538 662 8948

Antika nedir,

İzzet Günay ile Söyleşi

Türk sinemasına yıllarını veren ünlü aktör İzzet Günay’ın antika hakkında Söyledikleri,

Antika çok hoş bir uğraşı alanı. Eskiden antikanın meraklısı da vardı gerçekten. Ama şimdi öyle değil. İş biraz taklit mahiyetinde olmaya başladı. Sebebi de anlayan da anlamayan da antikacı oldu. Şöyle ki, ülkemizde ticaret geliştikçe zenginler de fazlalaştı. Ama eskiden zenginin özel hayatını kimse bilmezdi. Mesela, ben memur çocuğuyum. Benim çocukluğumda zengin arkadaşlarım vardı. Ama ben onların evlerini bilmez, evlerine girmezdim.
Şimdi zengin olunmakla birlikte medyatik de olunmak isteniyor. Her bahaneye evler kameralara, objektiflere açılıyor… Haliyle “Desinler duysunlar” ayaklarına duvarlarda vitrinlerde antika türünden bir sürü şeyler gösterilmek isteniyor… İşte, “falancanın evinde villasında şunlar da varmış desinler” türünden bir duygu… Ha iyi mi oldu kötü mü orası ayrı. Ama bugün antikacılık, yarı dekoratörlük halini aldı. Biz haliyle, o konuda da insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Antika bir ilimdir
Antika başlı başına bir ilimdir… Örneğin şu sıradan görünen tesbih bile nice estetik özellikler taşır. Öyle sıradan bir ip üzerine dizilmiş halkacık deyip geçerseniz, tesbihteki ahengi anlayamazsınız… Bazıları tesbihi sadece ibadette kullanılır zanneder. Hayır. Tesbih başlı başına bir ritm aracıdır aynı zamanda. Osmanlı bunun da ustasını yetiştirmiş. Her konuda zirvedeydi Osmanlı. Bugün tesbih ustası arasanız belki üçü beşi geçmez. Ama Osmanlı döneminde ne kadar tesbih ustası olduğunu bir örnekle anlatayım. Sultanahmet Camii inşa edildiğinde, açılış töreninde diyor ki sultan: “Camiye her gelene tesbih hediye edilsin” Üç günlük de bir süre var. Ve yanlış hatırlamıyorsam seksenaltı bin “ağaç tesbih” dağıtılıyor… Üstelik herbiri el yapımı, herbiri estetik… Varın sanata verilen değeri kıyaslayın.

Tarih bir meraktır
Bilirsiniz Osmanlı’nın her işi bir remiz bir rumuzdur. Onun için bir tesbihin de estetiği vardır, bir minarenin de… Bunu bilmediğiniz zaman, Osmanlı’yı tam tanıyamazsınız. Tarih de öyle. Devlet zoruyla, okuldaki bilgilerle öğrenilmez. Çünkü tarih bir meraktır. Eğer püf noktalarını bir metod olarak kavrayamazsanız, yanılmaya mahkûm olursunuz. İşte bir örnek. Meşhur tarihçi Beman Şapolyo nasıl yanıldı? Süleymaniye Camii’nin şerefesi on tane. Ama neden? Çünkü 10. Padişah zamanında yapılmıştır. Mimar bu inceliği
göz ardı etmemiştir. İşte bu estetiği yakalamış olan Şapolyon, Sultanahmet Camii’nin şerefelerinin de 14 olduğunu söylemiş ve yazmış. Neden? Ezbere kıyas yaparak. “I. Ahmet, 14. padişahtır. 14. yaşında tahta çıkmıştır. 14 sene padişah olarak kalmıştır. Öyleyse Sultanahmet Camii’nin şerefeleri de 14’tür” kıyaslaması… Oysa dikkat edip araştırdığımda, şerefelerin 14 değil, 16 olduğunu gördüm.
Teşekkürler sayın İzzet Günay,

Antika Alanlar

Antika Eşya Alanlar

Antika

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com